23 Kasım 2011 Çarşamba

Polonya/Gdansk'ta İnsanlar


Başlıktan da anlayacağınız üzere bugünkü konumuz "Polonya/Gdansk'ta İnsanlar", başlıktan anlayamayanlar için bu günkü konumuzun "Polonya/Gdansk'ta İnsanlar" olduğunu söylemekte fayda var. Şimdi öncelikli olarak Polonya, yüzölçümü 312,679 kilometrekare olan, batısında Almanya; doğusunda Kamboçya, kuzeyinde... İsyan etme canını yedüğüm, konunun gidişatı beni böyle konuşmaya zorluyor, hehehe...

Peki o zaman, düzenleyelim: Konumuzun daha iyi anlaşılması için "Polonya/Gdansk'ta İnsanlar" başlığını bir kaç parçaya ayıralım. Mesela sosyo ekonomik şartlar, dini inançları... Tamam komutanım, yine kendimi tutamadım. Söz birdaha yapmıcam, hehehe...

Haydi o zaman "insanlar" başlığına siftahımızı yapalım. En başından söyliyeyim ki bir bölgenin insanlarına bakarak tüm ülkenin insanlarını genellemeyi doğru bulmuyorum. Arkadaşım hemen itiraz etme, yanılmıyorum bunu sana ispatlayacağım. Örneğin İzmir ya da Eskişehir gibi yerlerde erkeğin saç uzatması "cool" (ne demekse artık...) karşılanabilecek bir durumken biraz daha doğu taraflarına gittiğinizde bu durum abes karşılanabilir. Neymiş arkadaşım, doğudaki X şehrinde uzun saçından dolayı laf yiyen bir turistin kalkıp "Türk insanı şöyle bağnaz böyle tutucu" diye kötü laflar söyleyerek tüm Türk milletini karalaması hoş olmazmış. Bu yüzden ne yapacakmışız, bölgesel değerlendirecekmişiz. Başlıyorum:
Gdansk'ta devlet dairesinde çalışanlar hariç bir çok insan sıcak kanlı sayın talebe. Peki neden devlet dairesinde çalışanları hariç tuttum? Çünkü çoğu somurtuyor, hatta yeri gelince insanı çıldırtabiliyorlar. Küçük tepeleri onlar yarattı tabi, saygı göstermek lazım... Devlet memurları hariç yolda karşılaştığınız bir insandan yardım isterseniz, İngilizce konuşamasa bile Polakça konuşarak bişeyler anlatıp yardım etmeye çalışıyor. Hoş, dediklerinden birşey anlamıyorsunuz ama o iyi niyetlerini size gösteriyorlar. Tabi "ipimle kuşağım tipimle başağım" deyip yan çizenler de oluyor ama böylelerine her yerde rastlarsınız. Genel olarak insanları hoş, saygılı, yardımsever.

Peki bu insanlar hangi dili konuşurlar, nasıl konuşurlar, nasıl anlaşırlar? Pek nadide talebe arkadaşım, Polakların Polakça (Lehçe) konuştuklarını söylememe gerek yok heralde, gerek olduğunu düşünenler için söyliyeyim Lehçe konuşuyorlar. Epey zor bir dil. Sürekli viji vıjı viji vıjı diye hızlı hızlı konuşurlar.
"Ağbi bu nasıl iş, hiç mi İngilizce konuşan yok yeaa?!"
Evladım öküz olma, elbette ki İngilizce konuşan var. Ama bu konunun içini biraz doldurmak lazım. Genç Polakların çoğu İngilizce konuşabiliyor, özellikle Polak olan bir kaç arkadaşımın dediğine göre Avrupa Birliği'ne girdikten sonra epey bir artmış İngilizce konuşan sayısı. Öncesinde ise sizin de tahmin edebileceğiniz üzere epey azmış İngilizce bilen sayısı, tahmin edemeyenler için söylemekte fayda var: Önceden diyorum, burada kimse İngilizce bilmezimiş. Tövbe yarappim, hehehe... Velhasıl orta yaş grubundan yine çok İngilizce konuşabilen yok ama genç arkadaşlarımız dil konusunda başarılı. Bu yüzdendir ki orta yaş gurubu insanlarla anlaşmak biraz sıkıntılı olabilir.

Zaman zaman günlük hayatta dil yüzünden çıldırabilirsiniz. Çünkü öyle bir duruma düşersiniz ki karşınızdaki İngilizce bilmiyor, siz Lehçe bilmiyorsunuz ve Fred Çakmaktaş & Saz Arkadaşları hesabı mağaraca anlaşmaya çalışıyorsınız. Sayın talebe, rahat bırak yanındaki kız arkadaşını. Elin işte gözün oynaşta olmasın, burayı dinle. Buralardan sorarım.

Buraya gelmeden önce günlük ihtiyacınızı görecek bir kaç cümle kalıbını öğrenmeniz, stress katsayınızı inanılmaz azaltacaktır. Valla olm, ciddiyim. Marketlerde çalışanları boğacak gibi oluyorum, oradan biliyorum. Öğrenin arkadaşım, bir kaç kelime, bir kaç cümle yapısı öğrenin öyle gelin. Yoksa sıkıntı çekersiniz.

Velhasıl Gdansk'ın insanları da böyle: Yardımsever ve İngilizce konuşan sayısının az olduğu bir şehir.

"İngilizce bilen çok mu az? Ne kadar kötü bi durum, hangi çağda yaşı..."
Çöööötttt!!! Ağzının ortasına terliği hakettin ama. Bu cümleyi söyleyebilmek için önce kendimize bakıcaz cano. Durum Türkiye'de böyle değil mi? Evet aynısı, hatta daha vahim. O zaman sessizce uzaklaş buradan, hehehe...

Dil dile değmeden...


"Duyduğum kadarıyla Polaklar çok dindarmışlar?"
Evet? Dindarlar? Ama bu bir soru cümlesi değildi? Sevgili hümanist arkadaşlarım, evet doğrdur, Polak vatandaşlar dindardırlar. Hatta Avrupa Birliği'nin en dindar ülkesi burasıdır desek pek te yanlış söylemiş olmayız. Belki de bu kadar dindar oluşlarında Vatikan'da şuan Papa sıfatıyla oturan Benedict'ten önceki Papa'nın Polonyalı oluşunun büyük bir etkisi vardır, kim bilir... Sonuç itibari ile koyu katolikler, inançlarına sıkı sıkıya baglılar ama kimseyi de rahatsız etmiyorlar. Kendi ibadetlerini yapmak isteyen müslümanlar için Gdansk'ta bir cami bile bulunmakta.

Papa John Paul II

"Hacım Polakların kızları bile inanılmaz içiyorlarmış, erkekleri ile hiç yarışılmaz de mi?"
Neden yarışılmasın tırsak Cemil? Kendine özgüvenin yok mu ürkek Cemil? Ülserin mi var muhterem Cemil? Hakiki Türk erkeği değil misin bıçkın Cemil? Hehehe... Tamam sayın Cemil, hemen gaza gelme. Ufak ufak sana bu içki mevzuatından bahsedeyim, hele bi sandalye çek yanıma. Rakımı getir Cemile! Hehehe... Alkolik arkadaşım, anlıyorum seni. Damardaki alkol miktarı konusunda hafiften bir tırsma seziyorum sende. Kızları bile mükemmel içen bir ülkedesin! Ama gerçekten kızlarını takdir etmek lazım. Sevgili Cansucan, sevgili Badegül, sevgili Ayşenursu; kusura bakmayın ama buradaki kızlar sizin gibi 1-2 bira içtikten sonra "Ayh Berkecan benim başım dönüyor, ben daha fazla içemicem kusarım billa." modunda kızlar değil. Ortamdakiler ne kadar içiyorsa onlar da ellerinden geldiğince ortama ayak uydurmaya çalışıyorlar. 3 bardak 50'lik bira + 2 bardak votka eneji vs ortam ne ise o...

Gelelim Polak erkeklere. Dayanamıcam söyleyecem artık: Hani nasıl ki sığırın dişisine inek, erkeğine boğa/dana denir ya benim de Polakların erkeğine hep Polat diyesim geliyor. Evladım hemen sığınaklara doğru koşturun, canını seven kaçsın. Hehehe... Neyse cano, Polatlar da sağlam içiyorlar ama öyle abartıldığı kadar bi olaylarını görmedim. Eğer ki sağlam içmek demek 5 bardak 50'lik bira içip 1-2 bardak ta votka enerji içtikten sonra sallanmadan yürüyebilmek demekse evet efendim buradaki Polatlar da sağlam içiyorlar. Eğer olay 5 bardak 50'lik ve 2 barda votka enerjide ise bu ortalamayı her cengaver Türk erkeği yakalayabilir. Eğer ki üzerine 1-2 bardak daha bira içip sokaklarda hem sallanıcam, hem yollara kusucam, belki kaldırımda bi 20dk uyurum da diyorsanız işte o zaman siz de Polatlar gibi ekstra sağlam içmiş olursunuz canolar. Ama dediğim gibi, bence asıl bu kadar içkinin ardından kusmadan ve çok ta sallanmadan yürüyebiliyorsanız ve hâlâ daha mantıklı bir şekilde ağzınız yamışmadan konuşabiliyorsanız Polatlardan daha sağlam içiyorsunuz demektir.

Dayınız gibi konuşmak istemem ama herzaman ayık olacaksınız canolar. Nerede ne zaman ne olacağı belli olmaz. Sarhoş olmayı onaylarım kendimce, ama zil zurna sarhoş olmak... Hiç bir zaman.

PS: Benim adım Cemil!
Özet: Just relax, all in all we are people of the world!
Stand by me



2 yorum:

  1. Şu inglizce konusuna gelince böylu yaziyorsunuzki sanki Türkiyede herkes süper bir derecede, yaşlısi olsa, orta yaşlı, genç, inglizce konuşabiliyorlar. Gerçek şudur, Avrupada yada dunyda en az okumuş toplumlardan biriyiz, o yüzden birdaha başkalar yapışmayin. Cemal-Varşova

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahminimce siz Turkce yazmasini ve bunun yani sira okudugunuzu anlamasini da pek beceremiyorsunuz sayin talebe. Zira bozuk yazim tarzinizdan dolayi yazdiklarinizin tamamini anlayamadim ve kismen anladigim kadari ile blog yazimin tamamini okumadiginizi veyahut okudugunuzu anlayamadiginizi rahatlikla soyleyebilirim zira okudugunuzu anlamis olsaydiniz "Su Ingilizce konusuna gelince boyle yaziyorsunuz sanki Turkiye'de herkes super bir derecede Ingilizce konusabiliyorlar" diye bana ve yazdigim yaziya sitemde bulunmazdiniz cunku benim blog yazimin da sizin gorusunuzle ayni dogrultuda oldugunu anlamis olurdunuz.

      Yukarida verdigim cevabi dikkate alarak sizin yazdiginizi anlayamadigimi dusunuyorsaniz da lutfen duzgun ve anlasilir bir sekilde yazin ki sikintiniza elimden geldigince care bulmaya calisayim. Iyi geceler...

      Sil